Üşenmezsem devam ederim demiştim ya, nolduysa oldu üşenmedim ve yazmaya başladım yeniden. Aradan 17 gün geçmiş orası başka mevzu :)
Hem 17 günde edindiğim tecrübeden, hem de kaldığım yerden devam etmeye çalışacağım. Fakat şöyle bir durum var, önceki yazımda kafamda bir olay sırası vardı, şu an uçtu hepsi. Yazıyı kontrol ettim; taksiciye 5$ bahşişi kitlenmiş durumdayız en son. Hadi bismillah başlıyorum...
Gece yorgunluktan etrafı gözlemlemeye fırsat bulumadan direk odaya geçtik. Valizi bir kenara yerleştirip, telefonu şarja takıp, swarm'da check-in'i yapıp yatılır, bir güzel uyunulur.
Türk Hava Yolları sağolsun, mükemmel bir uçuş zamanlaması yapmışlar; öyle ki otele vardığımızda gece 12yi geçmektedir ve böylece normal uyku düzeninin uyku saatinde uyunulmuştur. Sonuç olarak THY sağolsun jetlag olmadık.
Sabah 8'de lobide hazır olun, gelip alacağım, okula kaydınızı tamamlayıp ve eve yerleştireceğim demişti okul yetkilisi Dani hanımabla. Uyandık erkenden, dışarı çıktık, tam American Dream tabiri yol boyunca sıralı bahçeli evler ve arabaları... İşin ciddiyeti o an anlaşılıyordu; baya baya Amerikadayız.. Her neyse, otelde ücretsiz kahvaltı yazıyordu rezerve yaparken, ama tabi İtalya'da ki otellerde kahvaltı sözünün kazığını yemiş biri olarak Güvenemiyorum, hıyar da çıkabilir diyerek beklentiyi yükseltilmemiştir. E sonuç malum, kahve ve dandik muffinlerle kahvaltı sundular. Mutfak kültürümüze kurban olsunlar, kahvaltı da yapamadan beklemeye koyulduk lobide. Okul yetkilisi gecikti, arama da yapamıyoruz, wifi'den bağlanıp mail atıldı ve cevap geldi; 5 dk.ya ordaym. Enteresandır ki maillere çabuk cevap geliyor. Abla Jeep'iyle gelmiş, valizler sığdı şükür.
| American Dream fln |
Kalacağımız yerin görevlisi daha gelmediğinden, direk okula kayıt yaptırmaya götürüldük. Evraklar, imzalar havada uçuşuyor. Bir tişört bir anahtarlık hediye edildi, öğrenci kimliği ve mail adresi/internet erişim şifresi verildi. Ardından kalacağımız yere gittik. Kurs ile aynı cadde üzerinde, 4 blok ötede Copper Beech Commons isimli yeri gelmeden ayarlamıştık. Okul konaklama için seçeneklerin olduğu bir evrak gönderiyor, ordaki en iyi seçenek burasıydı. Ve benden tavsiye; kesinlikle burayı seçin. Şöyle Copper Beech Commons için ayrı bir konu açayım, buyrun burdan okuyun ayrıntıları.
İlk ayın kirasını ödenip, odamıza doğru yol alınmıştır. Valiz yerleştirilir, ve internete bağlanıp Türkiye ile görüşülür. Duşa girilir ve ardından yemek için dışarı çıkılır. Malum evde yiyecek bir şey yok, yanımıza yiyecek de getirmedik Türkiye'den.. English Language Institute yanında Marshall Street'e gidilmiştir. Acropolis isimli Grek temalı restorandan vejetaryen pizza yenilmiştir.
Okul görevlileri bir sonraki gün Wal-Mart'a, Amerikanın gerçekten en ucuz market zincirine ev alışverişi ve gıda alışverişi yapalım diye bir Ford van araçla tüm ekibi götürmüştür. Benden tavsiye; Wal-Mart uzak azıcık; okulun ilk götürüşünü iyi değerlendirin. Syracuse ihtiyacınız olabilecek her ne varsa, ay sonra alırım demeden alın. Buyrun şurda da ilk alışveriş listemizi yazalım.
Sonra bir daha gidemezseniz, eksik kalanları pahalı almak zorunda kalmayın diye diyorum.Şöyle düşünün, millet bisikletini bile aldı.
Şehrin hatta belkide bölgenin en büyük alışveriş merkezi Destiny USA isimli, içinde Beğendik/Migros/Kipa/Carrefour/Adese benzeri gıda marketi olmayan, varsa da benim göremediğim alışveriş merkezinde giyim, teknoloji, eğlence ve fast food mekanları ve bir de mekana ismini veren Carousel (Atlı Karınca) vardır. Telefon hattımızı burdan aldık. Telefon hattı mevzusu bir başka mevzu ki, onu da şu başlıkta özetleyelim. Syracuse telefon hattı başlığı.
Sonrasında sınıf belirleme amaçlı yerleştirme sınavı yapıldı. Zaten sınıflarımızı az çok belirlemişler de göstermelik bir sınav yapıldı. 2 kişiyi 2nci kura geri kalan 14 kişiyi 3ncü kura yerleştirdiler.
Mükemmel (!) bir sınıf yerleştirmesi yaptılar. İngilizce öğrenmek için geldiğimiz Amerika'da tüm sınıf Türkçe konuşuyor. Eğitmenlerin Türkçe'yi öğrenmeleri an meselesi.
İlk haftanın sonunda, kurstan ayrılan Japon öğrencilerin yerine 5 arkadaşı başka sınıflara transfer ettiler, o arkadaşlara ne mutlu, yabancıların da olduğu sınıflara dahil oldular. Biz devam aynı düzen.
Neyse, kitap listesi verildi. Okulun kitap satış noktasından kesinlikle almayın. Amazon'da daha ucuz, daha da ucuz siteler mevcut. Bunlarla ilgili de yazım olacak diye umuyorum.
Burdan sonrası da üşenmezsem gelir. Üşenirsem de diyeceğim tek şey;
Syracuse'e GELMEYİN. Çok net bir tavsiye :)
Syracuse çok soğuk, iklimi berbat bir memleket.
Bir gün tişörtle gezerken, akşamına kar yağıyor. Sonraki sabah yağmur başlıyor.
Gelmeyin, gidin daha güzel yerlere :)
Kalın sağlıcakla.
af
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder